Safra kesemde taş var, ne yapmalıyım?

Safra kesesi karaciğerin alt yüzünde, sağ ve sol lobları ayıran olukta yerleşmiştir. Hacmi yaklaşık 50 cc kadardır. Karaciğer günde 500-1500 cc safra üretir. Yemek yendiğinde kanda artan bazı hormonlar safra kesesinin kasılmasına ve içeriğini oniki parmak barsağına boşaltmasına sebep olur. Suda çözünmeyen besinlerin, özellikle yağların sindirimi için safra gereklidir. Safra barsakta bakteriler tarafından parçalanır ve safra asitlerine dönüştürülür. Safra asitlerinin bir kısmı tekrar safra üretimi için emilirken, bir kısmı da dışkı ile atılır.

Safra kesesi taşları:

Safra kesesindeki taşların büyük kısmı kolesterol, geri kalanı ise pigment yani mineraller kökenlidir. Yaş arttıkça ve obez hastalarda ve bayanlarda safra kesesi taşı sık görülür. Kan hücrelerinde parçalanmaya sebep olan bazı kan hastalıkları, ince barsak ameliyatlısı olanlar, hormonal tedavi görenler, safra akışı güçlüğü bulunanlarda daha sık görülmektedir. Safra kesesindeki taşları görmek için ultrasonografi çoğunlukla yeterli olur. Safra kesesi taşlarının yaklaşık 2/3?ü sorun çıkarmamaktadır. İltihaba sebep olmamış ise safra kesesi taşlarının hepsini ameliyat gerekmez.

Ameliyat gerekenlerde en iyi yol kapalı yöntem denen Laparoskopik yada Robotik cerrahi gibi hastaların kesilerinin çok küçük, ağrının çok az ve iyileşme ve işe dönme süresinin çok daha kısa olduğu yöntemlerdir.


Safra kesesi iltihabı:

Sıklıkla safra kesesinde taş olan insanlarda görülse de safra kesesinde taş olmayanlar da safra kesesi iltihabı geçirebilir. Özellikle sağ kaburga alt kısmında hissedilen hecmeler halinde gelen ciddi ağrı ve ateş yapabilir. Özellikle ağır-yağlı yemeklerden sonra ağrı atakları tetiklenir. Bulantı ve kusma görülebilir. Ameliyat olmamış hastalarda bu iltihabi atakların tekrarlaması ile safra kesesinde süreğen hasar oluşması kronik iltihaba sebep olabilir. Safra kesesi iltihabı geçiren hastalarda safra kesesi ameliyatı gerekmektedir. İltihabın sebebi taş olan hastalarda ileride sorun çıkarma ihtimaline karşılık safra kanalında taş bulunmadığından emin olmak gerekir.


Safra kesesi kanseri:

İleri yaşlarda ve kadınlarda daha sık görülmektedir. Bu hastalarda sıklıkla safra kesesi taşı da bulunur, buda süreğen iltihabi atakların kansere gidişe sebep olduğu yönünde şüphe uyandırmaktadır. Belli belirsiz şikayetler veya safra kesesi iltihabını taklit eder ağrı gibi şikayetler olabilir.

Safra kesesi kanserleri için en etkin tedavi ameliyattır. Safra kesesi ile birlikte safra kesesi komşuluğunda bulunan karaciğer dokusu ve gereğinde ana safra kanalı ile etraf lenf bezlerinin çıkarılması gerekir. İleri evre veya ana damarları tutmuş kanserlerde bazen karaciğerin sağ tarafının tamamını çıkarmakta gerekebilir.

Ameliyata uygun olmayan safra kesesi kanserleri için etkin kemoterapi ilaçları maalesef bulunmamaktadır. Ancak kemoterapiden kimi hasta kısmen fayda görebilmektedir.


SAFRA KESEMDEKİ TAŞ KANALA DÜŞERMİ? TEHLİKELİMİ?

Safra kesesindeki taşların düşmesiyle olabileceği gibi safra kanalının kendi içerisinde de taş oluşabilir. Bu taşlar safra kanalında tıkanıklığa sebep olursa sarılık ve buna bağlı olarak kaşıntı gelişir. Tıkanıklık hali uzun sürerse bu bölgede birikecek mikroorganizmalar ağır enfeksiyona sebep olur. Sarılıklı hastalarda titreme ile ateşin yükselmesi safra yolu iltihabı belirtisidir. Bu ölümcül olabilen ve ciddi bir durumdur. Safra kanalında taş olan hastalarda safra yolu iltihabı ve pankreas iltihabından korunmak için en erken sürede taşın çıkarılması gerekir. Bu işlem endoskopi yolu ile yapılabildiği gibi, bu işlem ile başarılı olunamaz ise cerrahi girişim gerektirir. Bu ameliyat açık olarak yapaılabildiği gibi Laparoskopik yada Robotik cerrahi gibi hastaların kesilerinin çok küçük, ağrının çok az ve iyileşme ve işe dönme süresinin çok daha kısa olduğu kapalı ameliyat yöntemleri de kullanılabilir.


Safra kesesi taşları tehlikelimidir?

Genelde inanılanın aksine biz doktorlar küçük safra kesesi taşlarından büyüklerden daha çok korkarız. Çünkü küçük taşlar kanala düşebilir ve ana safra kanalında tıkanma ve sarılığa veya pankreas kanalında tıkanma yaparak pankreas iltihabına sebep olabilir. Bu durumlar ciddi, tehlikeli ve ölümcül sonuçlar doğurabilir.

Büyük taşlar ise, özellikle 2 cm?den büyük olanlarda, uzun süreli iltihabi durumun devamı sonrası gelişen kanser riski daha yüksektir. Bu sebeple kontrolde olmaları gerekir.

Safra yolu darlıkları:

Safra yolu darlıklarının en sık sebebi safra kesesi ameliyatları sırasında oluşan safra yolu yaralanmalarıdır. Bu bölgeye yakın veya safra yolunun direk kendisine yönelik ameliyat geçirenlerde de safra yolu darlığı gelişebilir. Bazı iltihabi cevaplar veya kitleler ve bunların safra yolu üzerine etkisi ile de darlık oluşabilmektedir.

Darlığın bulunduğu seviye, karaciğere olan yakınlığı ve darlığın ciddiyetine göre tedavi şekli değişebilmektedir. Endoskopik yolla balon ile genişletme sonrası bir süreliğine stent takılarak, karaciğerden girerek yapılan balon ile genişletme ve bir süreliğine dren takılarak darlık açılmaya çalışılabilir. Ancak hastaların büyük bir kısmında safra yolunu barsak sistemine bağlayacak ikinci bir ameliyat gereği doğmaktadır.

Safra yolu kanserleri:

İleri yaşlarda ve erkelerde daha sık görülmektedir. Bazı ailevi iltihabi hastalıklarda, safra kanalında taş olanlarda, safra kanalı kisti bulunanlarda daha sık görüldüğü bilinmekte ancak kesin sebebi bilinmemektedir. Karaciğer içi veya dışı herhangi bir safra kanalından gelişebilir.

Ana safra kanalında tıkanıklığa sebep olan tümörlerde sarılık ve buna bağlı gelişen kaşıntı en sık şikayettir. Karaciğer içi safra yollarından kaynaklanan, ana safra kanalı açık olan hastalarda belli belirsiz şikayetler, karın ağrısı olabilir.

Safra yolu kanserleri sıklıkla karaciğer dışı safra yolundan kaynaklanmaktadır ve bulunduğu seviyeye göre tedavi şekli değişiklik göstermektedir. Safra yolu kanserleri için en etkili tedavi şekli cerrahidir, ameliyat ile tümörün çıkarılması gerekir. Sarılığı bulunan hastalarda endoskopi veya karaciğere dren takılması ile sarılığın giderilmesi sonrası, karaciğer fonksiyonları düzelince cerrahi tedavi uygulanır.

Karaciğere yakın, ana safra kanalı ile birlikte karaciğer içerisine kadar uzanımı bulunan tümörlerde bir kısım karaciğer dokusu ile birlikte safra kanalının çıkarılması ve kalan karaciğer dokusunun safra yolunun barsak sistemi ile tekrar iştirakinin sağlanması gerekir. Sadece anasafra kanalını tutmuş tümörlerde ise safra kanalı ve etraf lenf bezleri çıkarılır. Oniki parmak barsağı ve pankreas baş kısmına yakın safra kanalından kaynaklanan tümörlerde ise Whipple ameliyatı (oniki parmak barsağı, pankreas başı, safra yolu ve safra kesesi ile mide son kısmını çıkarmak gereken kavşak bölgesi ameliyatı) yapmak gerekir.

Ameliyata uygun olmayan safra yolu kanserleri için etkin kemoterapi ilaçları maalesef bulunmamaktadır. Ancak kemoterapiden kimi hasta kısmen fayda görebilmektedir.