Pankreas İltihabı ve Kistleri


Pankreasın salgıladığı enzimler aktif değillerdir. Ulaşması gereken yerde aktif hale gelirler. Pankreas iltihabı ise bu enzimlerin pankreası terk etmeden önce aktif hale gelerek pankreasta doku zedelenmesine ve son nokta olarak iltihaplanmaya yol açmasıyla oluşur.

Basit iltihabi durumdan, tüm pankreasta gelişen gangren hali ve sonu ölüme kadar gidebilecek ciddi problemler dizisine kadar değişebilen, ciddiye alınması gereken bir hastalıktır. Pankreas iltihabı evde tedavi edilemez ve hastaneye yatırılarak tedavi gerektiren bir durumdur.

Safra taşları pankras iltihabının en sık sebebidir. Alkol, hiperlipidemi, pankreas anormallikleri, elektrolit bozuklukları, ilaçlar ve girişimlerin bir kısmı diğer sebeplerdir. Pankreas iltihabı şiddetli ağrı yapar. Ağrıya genellikle bulantı ve kusma eşlik eder. Ağır hastalarda solunum sıkıntısı, çarpıntı, morarma, karın cildinde morluklar gibi belirtiler olabilir.

En korkulan durum iltihabi bölgenin mikrop kapmasıdır. Bu durum ciddidir, enfeksiyonun kan yolu ile tüm vücudu sarması ölüm ile sonuçlanabilir. Bu sebeple ağır iltihabı veya gangreni olan hastalar ile enfeksiyonu olan hastalar yoğun bakımda tedavi edilmelidir.

Pankreas iltihabı atağı sonrası aylar içerisinde pankreas komşuluğunda kistler oluşabilir. Bu kistlerin cerrahi veya girişimsel olarak tedavisi gerekir. Tedavi edilmeyen kistler abse sebebi olabilir yada zaten abse olduktan sonra fark edilebilir. Bu kistlerin de ameliyat ile tedavisinde de açık olarak yapılabileceği gibi Laparoskopik yada Robotik cerrahi gibi hastaların kesilerinin çok küçük, ağrının çok az ve iyileşme ve işe dönme süresinin çok daha kısa olduğu kapalı ameliyat yöntemleri kullanılabilir.

Pankreasın basit ve kanser öncüsü kistleri:

Pankreas kistlerinin büyük kısmı basit kist denilen, herhangi bir risk oluşturmayan kistlerdir. Küçük bir kısmı kanserleşme öncüsü olan, riskli kistler olabilir. Bazı kistik tümörleri ise zaten kanserdir. Bunlar bazı tipik özellikleri sebebi ile basit kistlerle pek karıştırılmazlar. Basit kistler tedavi gerektirmezler. Burada asıl önemli olan kanser öncüsü olan kistlerin tespiti ve tedavisidir. Görüntüleme yöntemlerindeki hızlı gelişme ile artık pankreasta saptanan kist sayısında artış mevcuttur. Bu sayede elde edilen tecrübeler ile kistlerin içyapıları artık daha iyi değerlendirilebilmekte ve hatta iç sıvıları veya duvarları örneklenebilmekte, incelenebilmektedir.

Kanser öncüsü olduğundan kuşkulanılan, içerisinde yumuşak doku bulunan, zar şeklinde odacıkları olan, kalın çeperi olan veya içeriği yoğun-kötü görünenlerin ameliyatı gerekir. Tedavideki en uygun yol bir kısım sağlam etraf pankreas dokusu ile kistin bütünü ile çıkarılmasıdır. Pankreas ince uzun bir organ olduğu için, kanalına zarar vermemek gerektiği için her zaman bu mümkün olmaz. O zaman kistin kanser tedavisinde olduğu gibi ağır ameliyatlar ile tamamen çıkarılması gerekebilir.

Bu ameliyat açık olarak yapılabileceği gibi Laparoskopik yada Robotik cerrahi gibi hastaların kesilerinin çok küçük, ağrının çok az ve iyileşme ve işe dönme süresinin çok daha kısa olduğu kapalı ameliyat yöntemleri kullanılabilir.